Hoş geldiniz: Ehl-i Sünnet
Ara
Home · Topics · Downloads · Your Account · Forums · Top 10
 
 


 
 
Random Headlines


Bid'atlar
[ Bid'atlar ]

·Zuhr-i ahir namazı üzerine
·BİD'AT NEDİR ?
·TARİKAT MI SAKIN HA!
·DELİKLİ TAŞLAR
·İslam'da vakıf, kermes varmı ?
·Cevşen duası hakkında
·mi'rac gecesini kutlamanin hukmu
·DÖNME DOLAP SEVAP M’OLA
·YEŞİL POP / İLAHÎ / ADI ALTINDA ŞEYTANIN MİZMARINI ÜFLEYEN VE DİNLEYENLER
 
 

 
 
Anket

OY KULLANMAMAK NE EYLEMiDiR?

EYLEMSiZLiK EYLEMi
OYDAN ÇIKANA DEgiL FALDAN cıkana rıza
KABA SOFTA FUKAHA EYLEMi
RAZI OLMAMAYA RIZA EYLEMi
iMANI VE KÜFRÜ TANIMLAYAMAMA



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 149
Yorum: 4
 
 

 
 
Hatasiz Link Olmaz

· 1: CANLI TEFSİR DERSİ M.İslamoğlu
· 2: Vakit Gazetesi
· 3: SAYHA DERGi
· 4: Adım Tv
· 5: MÜNiP ENGiN NOYAN
· 6: 40 ambar
· 7: Hayreddin Karaman
· 8: İHH İNSANÎ YARDIM VAKFI
· 9: Ahmet VAROL
· 10: HiLAL TV CANLI
 
 

 
 
KONULAR GEÇİDİ


Emr-i Bi'l Ma'ruf
[ Emr-i Bi'l Ma'ruf ]

·EVET
·CASUS
·iSLAM TELAKKiMiZ
·Hangi Finalden Bahsediyoruz
·BENLiK ASLINDA
·CÜBBELi - MAYMUN - HOCA
·DiNDARLASMA SERiSi
·iHLAS TANRILARI
·KANAAT BiTMEZ TüKENMEZ HAZiNEDiR
 
 

 
 
Üye Oldunuz mu ?

Şu an sitede 10 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

Kayıtlı değilsiniz. Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.
 
 

 
  LÂ RABBE iLLALLAH iNANCI TEVHiDE YETMEZ
Posted on 02.03.2005 Saat: 23:11 by ehlisunnet

Tevhid Müşriklerin peygamberlere savaş açmaları, inkarcılıklarından değil, bir tek rabbın varlığına inanmayı tevhid zannetme yanılgısındandır. Onlara, yaratan, rızık veren öldüren ve dirilten, yağmuru yağdıran, nebatı bitiren vs. “birdir” demekle tevhid gerçekleşir sanırlar, ondan sonra o bir olan Rabbe yakınlaşmak için aracılar, vesileler edinmek ve her yolu denemek, yeryüzünün idaresine Allah'ı karıştırmadan firavunların emrine âmâde olmak caizdir sanırlar. “…Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O'na mahsustur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir!

LÂ RABBE İLLALLAH
Tevhidin birinci basamağı herşeyin bir yaratıcısı olduğunu, o yaratıcının belli bir tedbir ile yarattıklarını ayakta tuttuğunu bilmek ve kabul etmektir. Bu, düşünen insanın aklıyla ulaşabileceği bir noktadır, aynı zamanda elçiler de düşünen, düşenmeyen herkese bunu ayrıntılarıyla bildirmiştir.

Ondan sonra bir yaratıcının varlığını bildiği, O’nu Rab olarak kabul ettiği halde birçok ilahlar edinen insanlarla bütün peygamberler uğraşmış ve Rab olarak tanınan yaratıcının, aynı zamanda kendisine ibadet edilmesi gereken tek ilah olduğunu tebliğ etmişlerdir. İşte bu yüzden Lâ Rabbe illallah değil La ilahe illallah tevhidin ismi olmuştur. Halbuki la Rabbe illallah cümlesi onunla Allah kastedildiğinde doğru bir cümledir fakat, Allah’a ortak koşan müşrikler zaten Rab olarak Allah’ı tanımakta, fakat kendisine ibadet edilen, yardım istenilen, sığınılan, tevekkül edilen, hükmüne boyun eğilen ilah olarak araya bir takım aracılar veya –kendilerince- hak sahibi başka veliler koymaktadırlar. işte Rab olarak Allah’ı birleyen bu müşriklere ilah olarak da Alah’ın birlenmesi gerektiğini bildiren peygamberlerin sözü La ilahe illallah olmuştur. Nitekim müşriklerden bahsederken…

Resûlüm!) De ki: Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Ya da kulaklara ve gözlere kim mâlik (ve hakim) bulunuyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Her türlü) işi kim idare ediyor? "Allah" diyecekler. De ki: Öyle ise (Ona âsi olmaktan) sakınmıyor musunuz?

 İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Artık haktan (ayrıldıktan) sonra sapıklıktan başka ne kalır? O halde nasıl (sapıklığa) döndürülüyorsunuz ? [1]

(Resûlüm!) De ki: Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım), bu dünya ve onda bulunanlar kime aittir?

"Allah'a aittir" diyecekler. Öyle ise siz hiç düşünüp taşınmaz mısınız! de.

Yedi kat göklerin Rabbi, azametli Arş'ın Rabbi kimdir? diye sor.

"(Bunlar da) Allah'ındır" diyecekler. Şu halde siz Allah'tan korkmaz mısınız! De

Eğer biliyorsanız (söyleyin), her şeyin melekûtu (mülkiyeti ve yönetimi) kendisinin elinde olan, kendisi her şeyi koruyup kollayan, fakat kendisi korunmayan (buna muhtaç olmayan) kimdir? diye sor.

"(Bunların hepsi) Allah'ındır" diyecekler. Öyle ise nasıl olup da büyüye kapılıyorsunuz?

Doğrusu biz onlara gerçeği getirdik; onlar ise hakikaten yalancılardır.[2]


Müşriklerin peygamberlere savaş açmaları, inkarcılıklarından değil, bir tek rabbın varlığına inanmayı tevhid zannetme yanılgısındandır. Onlara göre yaratan, rızık veren öldüren ve dirilten, yağmuru yağdıran, nebatı bitiren vs. “birdir” demekle tevhid gerçekleşir, ondan sonra o bir olan Rabbe yakınlaşmak için aracılar, vesileler edinmek ve her yolu denemek, yeryüzünün idaresine Allah'ı karıştırmadan firavunların emrine âmâde olmak caizdir sanırlar.

“…Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O'na mahsustur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir! [3]


 “Dikkat et halis din Allah’ındır, onu bırakıp Allah’tan başka veliler edinenler, onlara bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz derler.[4]

Halbuki Allah kendisinin Rab olarak birlenmesini tevhid olarak yeterli görmemekte, ilah olarak da birlenmesini emretmekte, ibadetin bir bölümünün Allah'a yaklaşmak için bir takım velilere yapılmasını yasaklamaktadır. Nitekim günümüzde yapılan şeyhi, üstadı, efendiyi, övmede, sevmede aşırı gitmek, kalbin tevekkülünü ona sevketmek, onların gazabından korkmak, onların rızasını aramak, o hoşnud olursa Allah'a yaklaşılır zannıyla onu ta’zim etmek,Allah'ın hükmüne aykırı olsa dahi şeyhinin emrine itaat etmek bu türden şirktir. Ayrıca onlarda birtakım ruhani güçler bulunduğuna, görevlendirilmiş ulu kimseler olduklarına, şefaatçi olduklarına inanarak onlar karşısında küçülmek ve yaranmaya çalışmak, bazı sıkıntıların giderilmesi için istiane ve istiğase ile onlardan ummak, şirktir. Onların Allah'a bir vesile, aracı, yaklaştırıcı olduğuna inanmak da tıpkı müşriklerin ”Bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye onlara kulluk ediyoruz.”[5]  demeleri gibi şirkin en büyüğüdür. Fakat imtihanın sırrı gereği olsa gerek bu şirki kimse sahiplenmez ve biz müşriğiz demez. Onların da aradığı Allah'ın rızasıdır fakat her zaman yeryüzünde gözlerinin gördüğü bir diriyi veya onun kabrini veya hatırını hürmetini put edinmişlerdir. Müşriklerle peygamberler arasında binlerce yıl süren kavgalar, tartışmalar günümüzde de devam etmektedir ve kıyamete kadar da sürecektir. 

İrfan SETENCİ



[1] Yunus Suresi 31,32                        

[2] Mü'minun Suresi 84-90

[3] A’raf 54

[4] Zümer Sûresi 3

[5] Zümer Sûresi 3



Not : Lâ Rabbe illallah başlıklı yazımızın muhteviyatı üzerine bir mülahazadır.
Yazıda anlatılmak istenen tevhid cümlesinin La ilahe illallah yerine LaRabbe illallah cümlesinin kullanılmasını tavsiye etmek değildir. Bilakis müşrikler Allah'ı Rab olarak kabul ettikleri halde ilah olarak birlemedikleri için dolaylı olarak La Rabbe illallah inancına sahip idiler, bu inançlarıyla Allah'ı ve ahireti hepten inkar eden ateist kafirlerden bir adım önde idiler fakat, ilah olarak bir takım güçlerin varlığına inanmaktaydılar ki bu yüzden onların şirkini ortadan kaldıracak La ilahe illallah sözü ön plana çıkmış ve tevhidin ismi olmuştur. Bu gün de La ilahe illallah dediği halde içeriğinden habersiz olarak La Rabbe illallah inancını yalnız başına tevhid zannedenler bulunmaktadır. Onların bu eksik tevhid inancının ismi La Rabbe illallah'tır. Halbuki tevhid Allah'ı Rab olarak birlemenin yanısıra ilah olarak da birlemeyi gerektirir. Hususiyetle ifade etmek istediğimiz budur.
Bu kısa bilgiden sonra inşaallah yazı sadeleştirilmesi ve izahların artırılmasıyla daha da anlaşılır hale getirilecektir. Allah'a emanet olunuz.

 
 

 
 
 
İlgili Bağlantılar

· Daha fazla Tevhid
· Haber gönderen ehlisunnet


En çok okunan haber: Tevhid:
T E V E K K Ü L

 
 

 
 
Haber Puanlama

Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

 
 

 
 
Seçenekler


 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
 

 
 
İlgili Konular

Tevhid
 
 


 
 
"LÂ RABBE iLLALLAH iNANCI TEVHiDE YETMEZ" | Hesap Aç/Yarat | 3 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.
 
 


 
 
Re: LÂ RABBE İLLALLAH (Puan: 0)
Gönderen: Misafir Tarih: 03.03.2005 Saat: 14:36
es selamun aleyk, sevgili kardeşim. <br /> yazmış olduğunuz yazılarda ehli islamın içinde bulunduğu şirklerin sonuncusunu ifa ediyorsunuz. <br /> esasen bu şirk den daha büyüğü olan bu gün islam ülkesi bilinen ülkelerin bir çoğunda var olan şirk türüne hiç değinmiyorsunuz zira ELLAH'ın nimetlerinin ve kullarının üzerindeki tasarruf etme hakkını red ederek ELLAH'ın kulları üzerinde tasarruf etme yetkisini gasp edenlere tabii olarak <br /> onların küfür ve şirklerine ortak olanlara hiç değinmiyorsunuz <br /> hadis İ şerifte de buyurulduğu gibi <br /> insanlar maliklerinin dini üzeredirler <br /> imdi her islam ülkesi bilinen ülkelerin tamamına yakınının RABBI ,İLAHI,HALIKI,kendi oyları ile biat ederek seçtikleri yöneticileridir. <br /> ve ELLAH'ın esma sıfatlarının tamamına yakını bu zalimlerin elinde ve idaresinde olup ,ELLAH 'ın kulları üzerinde tasarruf etme hakkına sahiptirler,bu tasarruf hakkını kazanmalarıda müslümanım diyenlerin biat ve itaatı ile sağlanmaktadır. <br /> hatta ELLAH 'ın dini ve resulunun yolu bunların izni alınarak yaşanmaya çalişilıyor. <br /> ve kendilerini islam zan edenler kendi maliklerine vatan ,millet ,milliyet, evliyalar diyarı, kutsal topraklarımız adı altında kulluk etmekteler <br /> bu kulluklarınada alimler, abidler,şeyhler ,parti liderleri,cemaat önderleri, islam adına fetvalar vererek tağuta kulluk etmeye İnsanlara ELLAH'ın dini ile davet vermekteler bunun gibi bir çok araçılarla tağuta vahdet demin edilmekte. <br /> insanlarda islamın kendisinin olmadığı yerde islamın emirleri ile tağutlara kulluk ettirilmekte. <br /> zekatları islamın halifesine olmayıp tağutun istikrarını temin etmekte <br /> cumaalar ve sira namazlar tağutun ruhsatı ile memuru ardında ifa eilmekte. <br /> tağutun baki olması ve selameti için evlatlarımız şehit verilmekte. <br /> evet bu hengamede tağuta ve düzenine imanın en asgarısı olan buğzu etmeden din adı altında bazı işler ifa edilerek din ini ikmal ettiğini zan eden şapşallarda var <br /> şimdi şöyle bir düşünelim <br /> biz tağutun ruhsatını ve iznini red ederek islam cemaatını teşkil etmek için bir araya gelsek bizi hemen derdest ederler . <br /> ama onun emri ve izni ile vakıflar kurululup ruhsatı alınarak tağutun uluhıyyetını ve insanlar uzerındeki tasarruf hakkını kabul etmek manasına gelen bu ruhsat ve izin alma ile kurulan vakıflar ,dernekler ,bilimum butun işler insanlara kolay gelmekte. <br /> ama RESULULLAH' (a.s.v)ın ve bütün RESULLERİN sünnetine uygun olarak yapılan cemaatlaşmalara ,müminler itibar etmemekte . <br /> bu rizede boyle isede istanbulda da böyledir,filistinde de böyledir zira biliyoruz ki filistindede ziyaeddin el kudsi tecrid edilip sapık damgası yemekte <br /> gam değil zira bütün nebiler (a.s.v)da kavimleri tarafından aynı gerekcelerle red edilmişlerdi. <br /> şeyhul islam mustafa sabri efendi de mısır ın ezher uleması tarafından aynı gerekcelerle tekzip edilmişti <br /> insanlar yanlızca ELLAH'a kul olmaya yanaşamıyorlar ve ağır geliyor insanlara herhalde <br /> imam ibni teymiyye de aynı gerekcelerle eziyete uğratılmış ve sapık damgası yemişti <br /> ahmet bin hanbel de aynı zülümlere uğratılmış <br /> evet gelin islam cemaatını yeniden ihya edelim <br /> ve yeniden biat derek müminlerden olalım <br /> ve yeniden medeni bir topluluğa kavuşmaya caba sarf edelim <br /> biz başkaları üzerine gözetleyici olmaktansa <br /> emr olunduğumuzu yaparak iman denlerden olalım <br /> belki bu ağır ve çetin bir yüktür ama biz ELLAH 'a teslim olarak buna girişelim <br /> ELLAH müminlerin velisidir ve müminler ancak ona tevekkul eder <br /> es selamun aleyk ve rahmetullahı


[ Cevap Ver ]

 
 


 
 
Re: LÂ RABBE İLLALLAH (Puan: 1)
Gönderen: ehlisunnet Tarih: 20.03.2005 Saat: 16:58
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) http://www.ehlisunnet.biz
es-Selamu aleyküm ve rahmetullahi ve barakâtuhu <br /> Lâ Rabbe illallah başlıklı yazımızın muhteviyatı üzerine bir mülahazadır. <br /> Yazıda anlatılmak istenen tevhid cümlesinin La ilahe illallah yerine LaRabbe illallah cümlesinin kullanılmasını tavsiye etmek değildir. Bilakis müşrikler Allah'ı Rab olarak kabul ettikleri halde ilah olarak birlemedikleri için dolaylı olarak La Rabbe illallah inancına sahip idiler, bu yüzden onların şirkini ortadan kaldıracak La ilahe illallah sözü ön plana çıkmış ve tevhidin ismi olmuştur. Bu gün de La ilahe illallah dediği halde içeriğinden habersiz olarak La Rabbe illallah inancını yalnız başına tevhid zannedenler bulunmaktadır. Onların bu eksik tevhid inancının ismi La Rabbe illallah'tır.Halbuki tevhid Allah'ı Rab olarak birlemenin yanısıra ilah olarak da birlemeyi gerektirir. Hususiyetle ifade etmek istediğimiz budur. <br /> Bu kısa bilgiden sonra inşaallah yazı sadeleştirilmesi ve izahların artırılmasıyla daha da anlaşılır hale getirilecektir. Allah'a emanet olunuz.


[ Cevap Ver ]

 
 


 
 
ÜMMET ŞUURUNDA, BiD'AT VE HURAFELERE KARŞI KIYAMETE KADAR ZAiL OLMAYACAK BiR TAiFE, EHL-i SÜNNET VE'L CEMAAT
Ehl-i Sünnet © 2003 - 2009
PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
Sayfa Üretimi: 1.12 Saniye