 |
|
 |
| |
YILDIRIM
Posted on 19.05.2006 Saat: 17:38 by ehlisunnet
Bekar evi gibi bir yer işte...
Bugün hafta sonu. Borçlar, alacaklar, siparişler yarını bekleye dursun. Biraz kafa dinleyip enerjini toplayabilmek, biraz da gerçeklerin sıkıcılığından kaçıp romantik takılmak için yağmurda gezintiye çıkmak hiç fena fikir değildi ama bir yıldırım düştü ve “SEN” öldün.
Yarın ki alacaklarını herhalde varislerin alırlar ve borçlarını da öderler. Artık işin bitti çalışmayacaksın. Bu akşam eve durgun, gergin, ya da keyifsiz zengin kılığında dönmeyeceksin, bu gün sen Rabbine döndün.
Her şey sanki bir oldu bittiye geldi. Saat 10:30’da yıldırım sana, 11:00’de kötü haber evlere düştü. Hastane morgunda yakışığın kaçmış bir halde gördük ve alıp seni hergün avlusundan geçtiğin caminin, musalla taşına getirdik. Saat 13:20’de namazın kılındı. İki saat içinde haber alıp gelebilen arkadaşların ordaydı. Kendilerine sıra geliyormuş gibi üzüntülü ve başları öne eğiktiler.
Hava açtı, günlük güneşlik. Misgibi toprak kokuyor. Akrabalarından bir kısmı bu merasimi bir an önce bitirip bağ-bahçe, piknik işlerinin başına dönme hesabındaydılar. Hallerinden belli ya seninle birlikte kabre girecek kadar sâdık hiç kimse de yoktu ne yalan söyleyim. Olmaz da zaten. Gittiği yerde taltif ve hürmet uman mı var sanki !?
Merhumu iyi bilirdik dedik omuzladık tabutunu. Gacır gucur dört kollu, bir de ağır ki valla. O da yağmuru yemiş dışarıda, sıksan suyu çıkacak. Kim derdi ki sıcacık yatağında yatarken yarın bu ıslak tabuta bineceksin de ver elini Asrî Mezarlık.
Gaza basınca sıçrayan siyah gergedan evin önünde kaldı kapıları kilitli. Göğüste açılmamış bir paket sigaran, yanında üç beş kürdan. Listesini yaptığın işler teybin yanında. Epey de işin varmış, bir abdest namaz yazmıyor orda, yazar mı ki zaten?
Şu tabutun da gaz pedalı olsa, omuzum söküldü gardaş, herkes parmağının ucuyla dokunuyor, bu kadar da olmaz ki, tüm yükü bize yıkıyorlar, ayıp canım.
Mezarlığa varınca insan şaşıp kalıyor. Sanki şehirle yarış eder gibi almış başını dağlara doğru uzamış ki kabristan.
Uçuk dağın döşünden bir kabir aldık sana. 6 senedir taksitlerini bitiremediğin 150 metre karelik evin gibi pahalı değilmiş, 35 lira aldılar mezar parası. Paftası, parseli, tapusu hemen anahtar teslimi 35 lira. Yatak odası yaklaşık bir buçuk metre kare. Başka oda yok. Bekar evi gibi bir yer işte.
Ne döşengi ister, ne el gördülük vitrin. Hayat pahalı ölüm ucuz, “SEN” bu gün öldün. İRFAN SETENCİ
|
|
 |
|
 |
| |
 | |  | | | Haber Puanlama Ortalama Puan: 3 Toplam Oy: 2

| |  | |  |
|