 |
|
 |
| |
NUMUNENİN YOKLUĞUNDA ADAMLIK NE ZOR İŞ
Posted on 21.11.2008 Saat: 14:48 by ehlisunnet
Her ilkin bir acemiliği olduğu gibi bir yaşantı tesis etmenin ve yaşayışını yaratılış gayesine uyarlamanın da bir acemiliği vardı. Hele canlı numunenin olmadığı yerde.
İslamı kendilerine bir hayat düsturu edinmemiş dedelerin, babaların çocukları, islama yabancı komşuların ve eşine ender rastlanır robot öğretmenlerin elinde yetişti.
Yaşı yirmi olup askerlik çağı geldiğinde bile kendisini tanımıyordu. Ta ki askerlik ona yirmi yıldan sonra tekmil ve kısa künye tekrarı ile kim olduğunu değilse de adını öğreten tek ocak oluverdi!
Kendi başına olmak daha doğrusu kendi olabilmek çok zordu. Keşke diyordu keşke bir numune gelse beyaz atıyla mı olur, ya da atsız mı .
Bu bir gelişmeydi, kendini anlamaya çalışmak, kendini anlamış ve anlatacak birini aramak.
Nefsini tanıyan ve ona dizgin vuran şahsiyetli adam, Allah'ın kendisine hidayet etmesiyle niçin yaratıldığını anladı ve o gayenin gereğini yerine getirmeye yemin etti. İster atlı ister atsız bir numune yoksa bile numune olmaya karar verdi. Belki gün gelir bir de at alırdı.
Biliyor du ki dünya fânî ahiret ise bâkîdir.
|
|
 |
|
 |
| |
 | |  | | | Haber Puanlama Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
| |  | |  |
|