ŞİİRDE ŞEKİL ÜZERİNE
Şekil takıntısı şayet kâmil ruha kâmil ceset gayretiyse pek âlâ.
Manada kemalâta ref olmuş bir edîbin şekilde zarâfete alakası hem mâkul hem teâlâ.
Zarâfetin şatafâtı kâmil manayı incitip edebiyat nüvesini züppelere takdime etmeyecekse yahut latîf manaları nazeninlere zırhlı süvarilerle salıp ürkütmeyecekse muallâ, muallâ.*
Efendim bendeniz manayı kafiye ile yemeyi pek severim amma saf ve halis olmaları şartı ile.
Malumunuz tamlık, denklik, uyum, manalar arasında temayüz ediverse, kara kuru Leyla’nın yüzüne kör olunur. Aransa bu maşukun bir ablası, bacısı belki bulunur amma ruh değişir, huy değişir, Mecnun’um maymun olur.
Nasip kısmettir, bazen kendi gelir tandıra
Bazen pişmiş aş kaçar tuz yüzünden Çandır’a.
...
Ağaçkakan bile ölçüp
Pelit çakar deliğine
Amma oynayıp durulmaz
Taş konunca gediğine.
Sen sayarsın mefâilün fâilün
Denk edersin altı beşin onbirün
Bin deveye bin pireyi bindirün
Urgan çözüp seferine çık da gör.
Kafiye pek vefasızdır, alır ceketi gider
İçinde kaç kuruşum der de eyvallah eder
Gelene ağam paşam ne kuyruklu mırmırdır o
Kanın kaynayacak vakit dört takım tırmık çeker.
Amma öyle mi mana, ölür bırakmaz seni
Bir redife kafiyeye kurban ediversen de
Merhamet uyandıran uysal bir koyun olur
Putlara kurban kesen keşişi utandırır.
Taşları gediklere
Oturtmaya göz gerek
Uzak menzilden atıp
Tutturmaya gez gerek.
Aklı çevik, dili kıvrak, ilmi latîf olanın,
Hikmet ambarı dolar, taşar damdan kapıdan.
Sefih meret, laf ebesi, müsvedde şuarâ da,
Torba dolsun laf olsun coşar damdan kapıdan.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
*Özlü mana, selâset, ölçülü hece, süslü kelam, kafiye, redif, mısra teşekkülü bir şiirin rükün ve şartlarıdır. Rükünler olmazsa olmaz, şartlar olmazsa olur mu olmaz mı mevzuudur bu fasıl.
Özlü mana ruhudur şiirin. O yoksa aksesuar belki göz boyar amma bilenler talip olmaz.
Sâfiyenin sefaleti
Kafiye gelince bitmez
Kafiyenin kefaleti
Onu kurtarmaya yetmez.
Selaset: Rükün olmayan kafiye, ölçülü hece buna dâhil olabileceği gibi, onlarsız da akıcı, ahenkli, kolay anlaşılır, ses formu yerinde bir selaset şiir de de rükündür. Onun bir şekli yoktur, ruhtur ona şekil veren ki o yansıtır ruhu.
Şartlar olarak isimlendirdiğimiz şekil şiirde şarttır amma bu şartlara uymayan şiir olmaz demek değildir.
Rükünlerin varlığı şiiri var eder, şartların da layığınca var oluşu şiiri kâmil eder.
Zorlama şart sırıtır; o şart, sırıttırana şart değildir.
Şartlı olarak şekil düşkünlüğü yapıp, öze tüfenk doğrultmak, manaya ihanettir.
Kafiyenin sefaleti
Sâfiyeyi utandırır
Sâfiyenin kefaleti
Maraza râm merhamettir.
İRFAN SETENCİ